SERBEST PİYASA KOŞULLARI ve SAĞLIKLI İÇME SUYU

İsmail Hakkı Tekiner

 

 

 

 

 

SERBEST PİYASA KOŞULLARI ve SAĞLIKLI İÇME SUYU

 

 

Sevgili Okuyucularım,

 

Sanki içime doğmuş gibi su hakkında sizleri bilgilendirelim derken, gündeme şok bir gelişme daha düştü. Piyasada satılan 19 litrelik damacana sularda Dr. Can DEMİR ve DEŞİFRE Programı tarafından yapılan kontrollerde, ciddi sayıda örnek ve markanın içme suyu kalite ölçütlerini karşılamadığını öğrendik. Doğrudur, inanırım. Bildirilen uygunsuzluk koliform bakteri varlığı olarak açıklandı. Dr. Can Demir, Gıda Güvenliği konusunda aktif çalışan kişilerden birisidir. Kendisine ve Deşifre Programı Ekibine bu vesileyle teşekkür ederim. Tabii mevzu Kopenhag kriterleri değil içme suyu olunca, şimdi bu da nereden çıktı der gibi sıfır sorun stratejimiz sayesinde herhalde arada kaynadı gitti? Belki keyfiniz kaçacak ama bu vesileyle tekrar hatırlatayım: koliform bakteriler dışkı yoluyla bulaşmaktadır. Konuyla ilgili resmi açıklamalara bakınca, ben medyanın yalancısıyım, içme suyunda karşılaşılan sorunları asgariye indirmek için ÇD ya da Çipli Damacana kullanımına geçilmek istendiğini öğrendik. Halk için yapılan iyi niyetli her işi desteklememek ve takdir etmemek mümkün değildir. İnşallah, ömrümüz yeter kısaca ÇUTD ya da “Çipli Uzay Teknolojisi Damacanası” ‘nı Dünya gözüyle ölmeden görürüz? Beni düşündüren asıl şey şudur; bu teknolojiyle tüketime sunulacak suları bir akıllı tutar da analiz ederse ve sonuçlarda yine uygunsuzluk saptanırsa ne olacak? Artık bunu da o zaman düşünürüz.

 

Soru 1. Hangi tür suyu içelim? Çeşme, mineral, kuyu, hazır ambalajlanmış? Temiz su içelim de hangi kaynaktan içersek içelim. Aranızda temiz suyu nereden bulacağız, baksana damacanalar bile sorunlu çıkıyor diyenleri duyar gibi oluyorum. Yanıtım basit olacak: milletin iradesi önünde kim durabilir ki? Size hizmet etmek talebiyle oy isteyen siyasi irade elbette duruma el koyacak; kamu düzenini sağlamak ve denetlemekle yükümlü devlet çarkını harekete geçirecektir? Siz yeter ki inanın ve isteyin?

 

Soru 2. Hangi ambalajı tercih edelim? Tükettiğiniz suyun sıhhi koşullarından ve kalitesinden eminseniz cam damacanayı tercih edin. Polikarbonat damacanalarda gelen suyu cam damacanaya boşaltın. Ancak, cam damacanayı belli aralıklarla yıkamalı ve sıhhi koşullara özen göstermelisiniz.

 

Soru 3. pH’ ı kaç olan suyu tercih edelim? İçme suyu için pH aralığı zaten 7-7,5’dur. 7,5’a ne kadar yaklaşırsa o kadar iyidir. Bu pH aralığının dışındaki su zaten içme suyu değildir.

 

Soru 4. Musluğa tak ve Arıt amaçlı Su Filtrasyon Cihazlarını Kullanalım mı? Hayır, kullanmayın çünkü bunlar çakma filtrelerdir.  İçine gıdaya uygun olduğu bile şüpheli aktif karbon veya reçine konulmuş olan bu cihazlar yetersizdir? Tüm Dünya’da bilinen bir gerçek vardır: filtrasyon amaçlı kullanılan malzemeler bir süre sonra aktivasyon güçlerini kaybederler. Rejenere (Rejenerasyon, tekrar canlandırma) edilmeleri gerekir. Örneğin aktif karbon malzeme defalarca özel koşullarda yıkanmalı ve yüksek sıcaklıkta (tencere sıcaklığında değil, yüzlerce santigrad derecede) çalışan fırınlarda yakılmalıdır.

 

Pekâlâ, bu durumda neler yapabiliriz? Önerilerimiz neler olacak?

 

Yanıt:

 

Bu gidişle vatandaş kendi kontrolünü kendisi yapmak için evine ya da apartmanına hususi gıda kontrol laboratuvarını kuracak.   Gün gelecek inşallah bu da gerçekleşecek?

 

Susuzluğa dayanırım, bana bir şey olmaz diyorsanız işte bazı önerilerim;

 

İçeceğiniz suyun pH’ ını ölçmek için evinize ve cebinize küçük bir pH ölçer alın. Eve su kabulünde pH’ ı ölçün. Kabul sınırlarında değilse reddedin. Suyu getiren ve kan ter içinde kalan kişi bu durumu anlayışla karşılayacaktır. Sorun çıkarırsa da polise haber verin. Telefonu veriyorum: 155.

 

 Ağır metal, kimyasal ve diğer kirlilikleri ölçmek için her biri servet değerinde ve son derece gelişmiş enstrümantal analiz cihazları satınalın.  Maddi açıdan zorlanırsanız apartman halkı ile birlikte alabilirsiniz? Ortak kullanırsınız….

 

Mikrobiyolojik analizler için kullanıma hazır geliştirilmiş kitler satılmaktadır. Bunları kullanabilirsiniz. Ancak, klasik yöntemi tercih ederim, daha bilimsel olur derseniz, besi yerleri bulun. Ekim yapın ve inkübasyonda bekletin. 1 hafta sonra sonra koloni sayıcıda sayın. Mikrop tiplerini elbette ayırt edebilmeniz koşuluyla….

 

Eeee tabii şimdi bu durumda analizleri yapacak personele ihtiyaç bulunmaktadır. Önce hane halkından başlayalım: siz, eşiniz ve en az lise seviyesinde çocuklarınız kurslara devam edeceksiniz. Bu bizi yorar derseniz, yine çözümü var: tüm apartman halkı bir araya gelip, kapıcınızı işten çıkarıp, yerine sosyal güvenliği sağlanmış tercihen yeni mezun (Not: Düşük maaşa çalışırlar) bir tekniker istihdam edeceksiniz. Apartmanın durumu çok iyiyse, etrafa ayıp olur, itibarımız var diyorsanız lisansüstü derecesi olan (Mastır veya doktora) bir uzman bulabilirsiniz? Üstelik bu kişi web of science’da çıkacak bilimsel makale de üretir, adlarınızı yazar ve bilimsel atıf alırsınız?

 

Bence, sorumlu resmi merci, sizleri yukarıda listeledim maddelerle uğraştırmak yerine, hem özeleştirisini yapmalı hem gıdalarda hile, taklit ve tağşiş yapan firmaları ve sorumluları açıklamalıdır. Ama her konuda; yalnız su da değil! Yoksa bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete… Ama her konuda….

 

İki hafta sonra ondördüncü yazımda gıda güvenliği sorunları yüzünden başımıza bir şeyler gelmezse tekrar buluşana kadar sağlık ve esenlikle kalın.

 

 

İsmail Hakkı TEKİNER


İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Çaka Bey
Hocam, Belediye Karton kutu içinde naylona benzer parıltılı bir poşette su çıkarıyor, hamidiye markasıyla bunun hakkında ne düşünüyorsunuz.
  

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim