Ramazanda Beslenme

Fahriye Özkurt

Yaklaşmakta olan ramazan ayı Müslümanlar için aynı zamanda oruç ibadetinin de yer aldığı bir dönem olacak. İnsanlar arasındaki muhabbetin arttığı güzel duygular içerisinde geçen bu ayda yine kalabalık sofralar kurulacak, iftarlarda aileler bir araya gelecek, çeşit çeşit lezzetli yemekler masalarda yerini alacak. Tabi tüm bu güzel duygularla birlikte kişiler ibadetlerini yerine getirirken sağlık durumunun da düşünülmesi ve bu dönemde sağlıklı beslenmeye özen gösterilmesi gerekiyor. Öğün sayısı sahur ve iftar olmak üzere 2ye düşüyor; et yemekleri, pilav, makarna, börek, tatlı tüketimi artıyor. Bu dönemde vücudun ihtiyacı olan besin öğeleri, miktarları ve enerji gereksinimi değişmezken kişinin beslenme şekli değişiyor. Bunun yanında uzun süren açlık ve hareket azlığı sebebiyle de kişilerin metabolizma hızı düşmekte. Sonuç olarak ise ne yazık ki kilo alımı kaçınılmaz olmaktadır. Ancak bazı önemli noktalara dikkat edilirse bu güzel ayı sağlıklı bir şekilde geçirmemiz mümkün.

                Öncelikle üstünde durularak söylendiği üzere diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalığı olan bireyler, yaşlılar, başka sağlık problemi yaşayan kişiler ancak doktorlarından onay alırlarsa oruç tutmalıdırlar. Orucun sağlıklı insanlara farz kılınan bir ibadet olduğu unutulmamalıdır. Oruç tutabilecek durumda olan hipertansiyon hastaları ise tuzlu zeytin, peynirden, pastırma ve sucuktan kaçınmalılar. İşlenmiş çoğu gıda, içerisindeki yüksek sodyum içeriğinden hipertansiyon hastalarının kaçınması gereken yiyecekler arasındadır. Kolesterol hastaları yağlı kırmızı et, sakatatlar, yumurta tüketimini azaltmalılar.

                Oruç tutarken yapılan en büyük beslenme hatası sabahları sahura kalkmayıp geceden yiyip yatmaktır. Bu açlık süresini çok daha fazla uzatır. Metabolizma hızını düşmesine sebep olur. Ayrıca kişinin gün içinde kan şekerinin düşmesine de yol açabilir. Bu yüzden sahura mutlaka kalkılmalı. Peynir, domates, yumurta, süt, yoğurt sahurda yenmesi önerilen besinler arasındadır. Posa alımını arttırmak için kepekli ekmek ya da çavdar ekmeği tüketilebilir. Ekmeği kepekli seçmek ramazanda sindirim problemi çekenlere yardımcı olacaktır. Sahurda bu tarz bir kahvaltı yerine çorba, az yağlı sebze yemeği, pirinç pilavına kıyasla daha geç sindirilen ve bu yüzden tokluk hissini uzatan bulgur pilavı da tüketilebilir. Yapılacak en yanlış seçimse kişiyi gün boyu rahatsız edecek olan çok yağlı yiyecekler, kızartmalardır.

                Sahurla beraber gün boyu orucun ardından iftar yemeklerinde hızlı ve çok miktarda yemek yine mideyi rahatsız edecektir. Gün boyu istirahatta olan mide birdenbire neye uğradığını şaşıracaktır. Bu da kişiye hazımsızlık, ishal, reflü gibi şikayetlerle yansıyacaktır. Bu yüzen tabiri caizse mideyi yemeğe yavaşça alıştırmalı önce bir dilim ekmek, çorba ve salatadan oluşan hafif bir girişle başlanmalıdır. Bundan sonra en doğrusu bir aralık koyup akşam öğününü ikiye bölmektir. Yani 1 saat gibi bir aranın ardından bir öğün daha yapmaktır.  Bu öğünde de ızgara et, tavuk ya da balık, sebze yemeği, yoğurt tüketilebilir.

                Bundan sonra gelecek hafif bir ara öğünle de öğün sayımız arttırabiliriz. Bu aşama da meyve tüketmek önerilir. Şerbetli, yağlı, hamur işi tatlılar yerine sütlü muhallebi, güllaç gibi tatlılar tüketilmelidir. Mayalı hamurlardan yapılan tatlı, börek gibi yiyeceklerden bu dönemde mümkün olduğunca kaçınmalıyız.

                Yemek seçimi ve düzeninin yanında dikkat edilmesi gereken bir diğer konu yavaş yemek ve çok çiğnemektir. Mide yükünü azaltmak için önemlidir.

Artan sıcaklıklar işin içine girince terle ve solumayla gün boyu kaybedilen sıvı miktarı artıyor. Sıvı ihtiyacını karşılamak için ise en az 2 litre su tüketilmesi uygun. Bunun yanında çorba, komposto, hoşaf, ayran, cacık gibi sıvı besinlere menümüzde sıkça yer vermeliyiz.

Tüm bunlara ek olarak metabolizma hızımızı arttırmak ve kişiyi formda tutmak için egzersiz yapılaması gereklidir. Gün boyu yemek yenmediği için kişi hareket etmekte istemez, farkında olmadan fiziksel aktivitesini azaltır. Programımıza bir saat yürüyüşü de eklemek bize sağlıklı bir ramazan geçirmek için yardımcı olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim…

 

 

Stj. Dyt. Fahriye ÖZKURT

 

 

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim