Ö-SE-YEME!

NUR ECEM BAYDI
     Üniversite giriş sınavları adeta bir maraton haline geldi. Öyle ki bu maratonda yerini alan üniversite adayları; sağlıklarını, ihtiyaçlarını görmezden gelmek pahasına bu uğurda elinden geleni yapıyor. Ancak, önemli bir tehlike söz konusu. Üniversite adayları aynı zamanda birer obez adayı! Nedeni sınava hazırlanan öğrencilerde gelişen bazı olumsuz yeme davranışları. Peki öğrenciler bu olumsuz yeme davranışlarını neden geliştiriyor? Cevabı şu. Bazı öğrenciler yemek yemeye ayrılan zamanı vakit kaybı olarak görüyor ve yemek yemeye zaman ayırmadan, kısa sürede tüketebilecekleri bol kalorili yoğun gıdalarla besleniyorlar. Diğer bir grup ise ders çalışma esnasında ortaya çıkan endişe ve stresi bastırmak için, genellikle bizi iyi hissettiren fakat bazı olumsuzluklara sebep olabilen yüksek karbonhidratlı yiyecekler tüketen öğrenciler. Her iki grupta da ortak nokta kısa bir zaman diliminde, bol kalorili çoğu zaman vitamin ve mineral içeriğinden yoksun, sağlıksız gıdalar tüketiyor olmaları. Peki çözüm nedir? Sözünü ettiğimiz ilk kitle için çözüm yemek yemeye vakit ayırmaktır. Yemek yemek bir ihtiyaçtır ve karşılanmayan ihtiyaçlar huzursuzluk ve mutsuzluk doğurur. Yemek yemek fizyolojik bir ihtiyaç olmasının yanı sıra psikolojik ve çoğu zaman sosyolojik doyum sağlamayı da gerektiren bir ihtiyaçtır. Bu anlamda, yemek zamanları kendisi için ayrılan yeterli bir zaman diliminde , aile/arkadaş ortamında geçirildiği takdirde tam anlamıyla bir doyum süz konusu olabilecektir. Öğrenciler kısa sürede tükettikleri yoğun yiyeceklerle karınlarını doyurmuş olsalar bile psikolojik ve sosyolojik doyumdan mahrum kalacaklardır. Bu konuda ailelere önemli görevler düşmektedir. Aileler, zamanlarının çoğunu ders çalışarak hatta ders çalışmaktan başka bir şey yapmayarak geçiren çocuklarının yemek zamanlarının sofrada aileyle birlikte geçirilmesine özen göstererek bu konuda onlara destek olabilirler. Diğer hedef kitlemiz ise, ders çalışma esnasında, stres yaratan durumlarda onları iyi hissettiren yüksek karbonhidratlı yiyecekleri tüketen öğrenciler. Yüksek karbonhidrat içerikli yiyecekler, kan şekerini hızla yükselttikten ve kısa bir rahatlık hissiyatına yol açtıktan sonra, bazı olumsuz sonuçları da beraberinde getirmektedir. Bunlardan birincisi yüksek karbonhidrat içeren yiyecekleri tükettikten sonra uyku hissinin oluşması, diğeri ise hızla yükselen kan şekerinin hızla geri düşmesiyle ortaya çıkan tekrar yeme isteğidir. Bu koşullarda uykusu gelen öğrencinin ders çalışmaya devam etmesi olanaksız hale gelecek ya da sürekli bir şeyler yeme arayışında olan üniversite adayları söz konusu olacaktır. Obezitenin insanları psikolojik anlamda olumsuz etkiliyor olması aşikardır. Bu durumun genç üniversite öğrencilerinde daha yıpratıcı etkileri söz konusu olabilecektir. Bu noktada,  kendini sözünü ettiğimiz ikinci kitleye ait hisseden öğrencilerin bu durumdan kaçınmasına yardımcı olabilecek bazı ipuçları söz konusudur. Stres anlarında karbonhidratlı yiyecekler yeme isteği duyan kişi, stresle baş etmenin bir şeyler atıştırmak dışında yollarına başvurmalıdır. Bunlar, stres anında stres yaratan duruma ara verip hafif bir egzersiz veya yürüyüş yapmak, temiz hava almak, müzik dinlemek gibi alternatifler olabilir. Önemli olan; kişinin kendisine, ihtiyaçlarına kulak veriyor olması, o anki yeme ihtiyacının nerden kaynaklandığını anlaması ve kendisine bu durumla baş edebileceği alternatifler yaratabilmesidir. Özetle, yemek yemek bir ihtiyaçtır ve ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Ancak bu ihtiyacın nereden geldiği çok önemlidir. Söz konusu fizyolojik bir açlıksa yemek saatiniz gelmiştir, ancak bu açlığa stres gibi dışsal faktörler neden oluyorsa bunları ayırt etmeyi öğrenmeli ve kendinize  böyle durumlarda başvurabileceğiniz alternatifler yaratmalısınız.

Stj.Dyt.Nur Ecem BAYDI

Uzm. Dyt. Hayrettin MUTLU 

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim