KOZMOS - GENETİK ve GIDA GÜVENLİĞİ

İsmail Hakkı Tekiner

Sevgili Okuyucularım,

 

İnsanoğlu, 20.Yüzyılı gelişen bilgi birikimi ve bilim dallarının sağladığı olanaklarla başlıca iki alanda yaşam ve varoluş sebeplerinin izini sürdüğü bir dönem olarak tamamlamıştır. Bilim insanları bu alanlardan ilkinde büyük evreni ya da derin uzayı anlamak, yalnız olup olmadığımızı öğrenmek ve varoluşun başlangıcını ortaya koymak için çalışmıştır. Bu arayış bütün heyecanıyla 21.yüzyılda da devam etmektedir. Diğer bir grup bilim insanı ise canlı yaşamının derin iç evreninde yolculuğa çıkmış, kalıtsal özellikleri nesiller arasında taşıdığına inanılan fakat somut şekilde ispatlanamayan kalıtım faktörlerinin varlığını sorgulamıştır. Genom Projesinin açtığı yeni ufuklar sayesinde gen adı verilen ve yaşamın karanlık maddesi denebilecek olan bu gizem yüzyılın sonlarına gelindiğinde çözülmüştür. Basit yapısı olan bir organizma ile evrenin merkezi olduğuna inandığımız biz insanın genetik yapısı arasında ciddi farklar olmadığı anlaşılınca şaşkınlığımız daha çok artmıştır. Genetik Bilimi yardımıyla derin iç evrenimize başka bir deyişle moleküler seviyelere doğru seyahatimiz sürmektedir. Yöneticimiz olan genleri daha iyi tanımak için çalışıyoruz. Çünkü, hala kuşkularımız var ve elimizdeki veriler yetersiz görünmektedir. Bilim tarihinde birbirinden farklı çok sayıda alan ilk kez ortak müşterek olan genetik bilimi etrafında bir araya gelmiştir.

Genetik bilimi; beslenme, diyet ve sağlık alanları başta olmak üzere bazı mühendislik disiplinleri arasında uygulama bulmaya başlamıştır. Bu sayede beslenme tarzı ve genetik yapı arasındaki yakın ilişkiyi besin ögesi ve gen etkileşimini moleküler seviyeye indirerek inceleyebilmekte; gen ekspresyonu, koruyucu-tedavi edici beslenme ve diyetin sağlık üzerindeki etkileri, besin ögelerinin genler ile fonksiyonel etkileşimini kavramakta ve daha iyi anlamaktayız. Bu bağlamda; genetik biliminin açtığı yeni ufuklar sayesinde kanser, diabet, obezite, kardiyovasküler hastalıklar ve hipertansiyon gibi ciddi sağlık sorunlarının nasıl önlenebileceği dair fırsatlar ve ümitler sunulmaktadır. 

Bu hızlı bilimkurgu gibi girişi yaptıktan sonra sonra hangi aşamaya geçeceğimizi mi merak ediyorsunuz? Yanıtım çok basit olacak; WHO (World Health Organization) ya da Türkiye’de bilinen adıyla “Dünya Sağlık Örgütü” güvenli gıda için tüketicilere aşağıdaki tavsiyelerde bulunmaktadır.

 

                        1.Güvenli olması için kaynağı belli olan gıdaları tercih edin.

                        2.Gıdaları iyi pişirin.

                        3.Pişirilmiş gıdaları derhal tüketin, bekletmeyin.

                        4.Pişirilmiş gıdaları uygun koşullarda saklayın.

                        5. Pişirilmiş gıdaları tüketmek istediğinizde tekrar yeterince ısıtın.

                        6. Pişirilmiş gıdalar ile çiğ gıdaların birbirleriyle temasını engelleyin.

                        7. Elleriniz sık yıkayın.

                        8. Mutfak yüzeylerini temiz tutun.

                        9.Gıdalarınızı sinek, böcek ve haşere gibi canlıların temasından koruyun.

 

En önemlisi ise;  “Güvenli Su Kullanın”.

 

         Gelecek yazılarımda bu konularda en güncel gelişmeleri geniş bir perspektiften objektif ve doyurucu ama daha önemlisi anlaşılır şekilde sizlerle paylaşmaya devam edeceğim. Carl SAGAN'ın dediği gibi: Karanlık bir Dünya'da bilimin ancak bir mum gücünde etrafını aydınlatabilen ışığından nasıl faydalanabiliriz? Dördüncü yazımda buluşana kadar esenlikle kalın.

 

İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim