KAMU SPOTU

İsmail Hakkı Tekiner
 



KAMU SPOTU

 

Kamu Spotu kamu yararına verilen bilgilendirici ve eğitici nitelikteki eserlerdir.


Aşağıda sunulan metin okuyucuları bilgilendirmek ve bilinçlerini yükseltmek amacıyla Varlık Yayınlarından (Sayı: 899 8.Baskı, Yıl:2006) ve Dr. Hayati BEŞİRLİ’ nin makalesinden alınarak aktarılmıştır.

…………………………….

Gordon CHILDE (Prof. Dr. 1892-1957, Arkeolog) “Kendini yaratan insan” adlı eserinde; eski çağlardan beri insanoğlunun yavaş bir ilerleme ile uygarlığa doğru tırmanışını, her türlü güçlüklere ve yırtıcı hayvanlara karşı ne çetin bir savaş verdiğini, bin bir güçlükle yaşamını sürdürebilen bir yaratıkken, zamanla nasıl geliştiğini, aklını işleterek on binlerce yıl içinde bir düşünen ve yaratan insan haline geldiğini anlatmaktadır….


Dr. CHILDE Akdeniz havzası, Anadolu ve Hint uygarlıklarının, tahıla yönelik ekonomiler üzerine kurulduğunu söylemektedir. Tahıllar arasında ise dikkati buğday ve arpaya dayalı ekonomilere çevirmiştir. Gıda kaynaklarını yetiştirme biçimi aldatıcı olabilmektedir. Tarım başladığı çağlardan bu yana iklim çok değişmiştir. Bitki, coğrafyası ile iklime bağlıdır. Besin toplayan topluluklar, bulabildikleri besin maddeleriyle sınırlıydılar. Bu kaynağı, büyücüler ne derse desin, insan çabası arttıramazdı. Gerçekten de toplama ve avlanma uğraşıları geliştirildikçe, bir noktadan sonra gerek av hayvanları, gerek besin bitkilerinin kaynağı kuruyacaktı.


Besin üretimi ekonomisinin kurulduğu dönem ilk çiftçilerin belirdiği ve yaban atalarımızın tahıl yetiştirip evcil hayvan ürettiği yarı tropik bölgelerde iklim krizinin baş gösterdiği dönemdir. Avrupa buz örtülerinin erimesi ve bunların üzerindeki yüksek basınç ya da antisiklonların kasılması sonucu Atlantik'ten gelen ve yağmur taşıyan düşük basınç kuzeye yöneldi. Kuzey Afrika ve Arap Yarımadasını sulayan sağanaklar Avrupa'nın üzerine kaydı. Kuraklık baş gösterdi. Kuşkusuz, bu değişiklik ansızın olmadı. İlk başta, seyrek olan kuraklık sertleşti ve daha uzun sürdü.

……………………………..


Dr. Hayati BEŞİRLİ (Millî Folklor, 2010, Yıl 22, Sayı 87) makalesinde İbn-i Haldun’dan alıntılar yapmaktadır.  


Buna göre; beslenmenin, insanların bedeni ve ahlaki bünyesi ve karakteri, dolayısıyla da hem ümranın bizzat kendisi hem de çeşitli halleri üzerinde tesirli olduğunu ifade eder.


İbn-i Haldun’da gıda ve beslenme bakımından insanlar ve cemiyetler üç grupta toplanmaktadır:


1.      Kır, kurak ve çorak arazide, verimsiz topraklarda yaşayan halk;

Birinci grup iklim ve arazi sebebiyle az gıda için mücadele etmek ve çok çalışmak mecburiyetindedir. Bu durum onları canlı, zinde, hareketli, cevval ve çevik hale getirir. Bunların renkleri daha parlak, vücutları daha temiz ve düzgün, şekilleri daha güzel, daha mükemmel ve daha yakışıklı, huy ve karakterleri anormallikten daha uzak, bilgi ve idrak itibariyle zihinleri daha keskindir.


 2.      Verimli ovalarda, verimli düzlüklerde ve ürünü bol topraklarda yaşayan halk:

Üzerinde yaşadıkları toprakların verimli olması sebebiyle, az çalışmakla en azından yetecek kadar gıda temin ederler. Çok miktarda aldıkları gıda, vücutta bir takım lüzumsuz ve işe yaramaz artıkların, fazla miktarda etin ve yağın meydana gelmesine, şişmanlığa ve hantallığa sebep olur. Böylelerinin rengi uçuk, soluk, donuk ve mat, vücut yapıları ise biçimsiz ve çirkin olur.


 3.      Şehir ve kasaba halkı;

İkinci grup gibi bol ve çeşitli gıda maddeleri bulabilmekte ise de, bunları pişirmek, tuzlamak, kurutmak, salamura yapmak gibi çeşitli muamelelerle mahlûl ve terbiye edilmiş hale getirerek latifleştirirler, yani inceltirler, sertliğini ve kabalığını ortadan kaldırırlar. Kırlarda yaşayan bedevilerin ve göçebelerin sert ve dayanıklı vücut yapılarına karşı şehir halkının ince ve nazik bir beden yapısına sahip oluşlarının, huy ve davranış bakımından n daha kibar ve daha zarif oluşlarının sebebi bundan ileri gelmektedir.

……………………………….


Özetle, İbn-i Haldun’ u, Dr. Gordon Childe’ i ve buraya adlarını sığdıramayacağımız çok sayıda bilim insanı, düşünür ve yazarı 2014 yılında da tekrar tekrar saygıyla anmak ve hatırlatmak durumunda kalacağız gibi görünüyor…


Neden mi?


Kamu Spotu işte yaa…


25 Nisan 2012 tarihli yazımda paylaştığım Ömer Hayyam’ ın (Nişabur-1044) dizelerini 2014’ ün ilk yazısında tekrar kullanıyorum….


Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar.

Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar.

 

Yakın zamanda tekrar buluşana kadar esenlikle kalın…


İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Doktora Programı

AvH Vakfı Gıda Moleküler Biyolojisi Araştırma Laboratuvarı

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim