İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ - 2

İsmail Hakkı Tekiner

GIDA GÜVENLİĞİNDE GODOT’yu BEKLERKEN

 

Son haftalarda medya gıda maddelerinde sahtecilik üzerine gündemi sarsan ve tüketiciyi neredeyse açlıktan ölecek kadar etkileyen özel açıklamalar yapmaktadır. Üstelik bu haberler ekranlara vatandaşın yemek yediği bir saatte ya da şöyle evinde ayağını uzatıp rahat rahat yediklerini sindirirken çayını içtiği saatlerde verilmektedir ki serbest piyasa kuralları içinde tüketici yapması gereken rutin denetleme ve kontrol görevlerini aksatmasın, unutmasın diye mi acaba? “Gıda Güvenliği” Türkiye’de tek bir TV kanalının yayın yaptığı günlerde bile sık sık haber yapılan bir konu olmuştur. Bu tip haberlerde ruhsatlı veya tercihen ruhsatsız işletmeler hızla basılır; tek tırnaklı hayvanlar suçüstü yakalanır ya da düştükleri bu kötü yoldan kurtarılır; kap, kacak ve dolap açılıp içinde fosilleşen gıda kalıntıları ekrana zoom yapılarak getirilir; zamansız baskın nedeniyle strese girip sessizce kaçmaya çalışan bilimum haşere görüntülenir; işlerinin bu ani baskınla bozulmasından fevkalade rahatsız oldukları her hallerinden belli olan karikatür tipli tanımlanamayan uçan personel zorla konuşturulur. Özetle; 2012 yılına geldiğimizde batı cephesinde değişen bir şey olmadığını görüyoruz.   

 

Siz, hiç merak etmeyin; küresel ısınmanın sonucu olan iklim değişikliği bu artık bir Türkiye klasiği haline gelen Gıda Terörü konusunun üstesinden gelecektir. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın resmi İklim Değişikliği internet sitesinde şu ifadeler geçiyor: son yıllarda özellikle ani meteorolojik değişikliklere bağlı gelişen ve yerleşim birimlerini tehdit eden şiddetli yağış, hortum, çamur-moloz akması gibi afetlerde artış gözlendi.  Türkiye’de en sık görülen meteorolojik karakterli doğal afetler ise dolu, su baskını, don, orman yangınları, kuraklık, şiddetli yağış, şiddetli rüzgâr, yıldırım, çığ, kar ve fırtına`` olarak belirtilmektedir. Sorumluluk bilinci yüksek duyarlı yurttaş tipi için artık son çare iklim değişikliği görünüyor. Bu noktadan hareketle insan sağlığına ve güvenli gıda tedarikine önem vermeyen sorumsuz kişilerin cezasını dolu, su baskını, don, kuraklık, tepesine yıldırım düşmesi, zaman zaman çığ altından kalması veya ani çıkan bir fırtınada uçup uzaklara gitmesini dilemek mi kalıyor?

 

T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü İklim Değişikliği Dairesi Başkanlığının öncülüğünde Temmuz 2011’de yayımlanan “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL EYLEM PLANI 2011-2020” içinde İklim Değişikliğine Uyum yapısı altında  “Tarım ve Gıda Güvenliği” ve  “İnsan Sağlığı” başlıklarına rastladım.  Bu iki başlık Türkiye için temelde beş etkilenebilirlik alanı arasında yer almıştır. Ayrıca, T.C Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Stratejik Planı’nda (2010-2014) da “küresel ısınma tehdidi karşısında gerekli önlemlerin alınması” ifadesi yer almaktadır. İklim Değişikliğine Uyum Konusuyla Doğrudan İlgili “Birinci ve İkinci Derecede İlgili Yasal Düzenlemeler” altında Gıda Güvencesi ve Güvenliği başlığı içinde “Anayasa” ilk sırada geçmektedir. İlkyazımı hatırlarsanız kâğıt üzerinde kalan haklarımızdan bahsetmiştim. Haklarınız bu kez de kağıt üzerinde kalmasın? Son aylarda anayasa tartışmaları içinde hiç bu önemli konuya değiniliyor mu? Sonuç olarak; sağlıklı, güvenli ve kültürümüze uygun gıdaya ulaşmak en temel hakkımız ise ne yapmamız gerekiyor? Ben sorunu yine biz bireylerde görüyorum. Son on yıllarda Türk Toplumu yanlış olduğunu bildiği halde ısrarla dayatılan bir tür ahlaki iklim değişikliği olan “umursamazlık” üzerinde uluslararası seviyede uzmanlaşmıştır. Her konuda olduğu gibi beslenme ve sağlık konusunda da takımı oluşturan her oyuncu ister kamu, ister özel, ister akademisyen ister yurttaş olsun ayağına gelen topu maşallah hiç bekletmeden ne tarafa gelirse göndermektedir. Ortaya şöyle izlemeye değer bir oyun maalesef çıkmamaktadır. Uyarılar, yazılan ve çizilenler ise monolog olarak tozlu raflarda inşallah bir gün GODOT gelene kadar yerini almaktadır.

 

                Altıncı yazımda buluşana ve GODOT kısmetse gelene kadar sağlıcakla kalın.

 

İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim