İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ - 1

İsmail Hakkı Tekiner

Sevgili Okuyucularım,

 

İklim değişikliği ya da küresel ısınma, insanoğlunun bizzat kendi eliyle katkıda bulunduğu ve etkileri tekrar kendisine dönecek olan en ciddi çevresel felakettir.  Atmosfere salınan sera gazları başlıca termal kirleticidir. Diğer bir deyişle güneş ışığının yeryüzüne ulaşıp bir kısmının tekrar geriye yansıyarak uzay boşluğuna dönmesini engeller. Atmosferde hapsolan ısı “Güneş Enerjisi” hava sıcaklığının zamanla yükselmesine neden olur. 1990 ve 2100 yılları arasında Dünya atmosfer sıcaklığının 1.4 ve 5.8 °C artacağı öngörülmektedir.

 

İklim değişikliği insanlık için domino etkisi yaratan olaylar zincirine sebep olacaktır. Bazıları doğanın mutlaka dengeyi tekrar kuracağını söyleyerek sanki birazda olan bitene duyarsız gibi kalıyor. O zaman bu kişilerin kesin bildikleri şeyler olmalı. Bu bilgileri herkese açıklasınlar. Biz de rahat bir nefes alalım. Ya da çok gelişmiş gizli teknolojileri var. Sıkıntılar arttığında gemilerine atlayıp farklı gezegenlere gidecekler.

 

İklim değişikliğinin etkileri bulaşıcı hastalıkların görülme sıklığının artması ve insanların yaşamlarını devam ettirebilmek içgüdüsüyle göç arayışına girmeleri üzerinde görülecektir. Bu olayı küresel boyutta ve milyarlarca insanı kapsayacak şekilde düşünün. Hayal etmek bile ürkütmeye yetiyor. Göç, yalnızca insanların yer değiştirmesi demek değildir. Bulaşıcı hastalıklar da göçe katılırlar. Kıtlık ve içilebilir temiz su kaynaklarının azalması yüzünden bulaşıcı hastalıklar artış gösterir. Sonuç olarak ekonomik sorunlar baş gösterir. Bunu politik sorunlar anlaşmazlıklar izler. Ekosistem etkilenir ve bozulur. En basit şekilde yokluk, sıkıntılar bir toplumda sağlık hizmetleri alt yapısını bozar. Bu hizmetlere üniversite eğitimi de dahildir. Tıp doktorları ve diğer disiplinler çözüm üretmek için ciddi kaynak sıkıntısı çeker.

           

            Yaşamak için beslenmek zorundayız. Tarım ürünleri, bitkiler, meyveler her şey etkilenecek. Gıda bulmak bulunca da kaliteli gıda bulmak güçleşecek. Temiz ve içilebilir su sıkıntısı bu sorunu katlayarak büyütecek. Alışılageldik tarım yapma şekilleri değişecek. Verim çoğu yerde düşecek. Bazı coğrafyalarda ise olumlu etkisi olacak. Ancak doğa, tabiat bir yerde verdiğini bir başka yerden alarak dengelemek durumundadır. Kaliteli beslenme ve sağlıklı yaşam arasında yakın ilişki vardır. Bu denge bozulduğunda hastalıklar artar.

T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nden istenen ülkemiz için iklim değişimi ve etkilerini irdelemeye dönük rapor genel olarak bizleri hiç hoş şeylerin beklemediğini bildiriyor. Aynı çalışma 2070 yılında Türkiye’de sıcaklıkların ortalama 6°C artacağını, yağışların iyice azalacağını, ekosistem değişince, birçok canlı türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını söylüyor.

Gıda Mühendisliği, iklim değişikliği neticesinde ortaya çıkacak olumsuz beslenme, gıda yetersizliği ve hastalıklarla mücadele de tıp ya da sağlık bilimleri ile omuz omuza yürüyecektir.

 

            Beşinci yazımda bu konuyu biraz daha irdelemeye devam edeceğiz. Tekrar buluşana kadar esenlikle kalın.

 

 

İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim