Gebelikte Beslenme

Melek Bahçeci
 Gebelik bir kadının yaşayabileceği en olağanüstü fakat bir o kadar da doğal,fizyolojik bir süreçtir. Bende hamile bir diyetisyen olarak sizlere sorularla gebelikte nasıl beslenilir bundan bahsetmeye çalışacağım.

Gebelikte kadının normal metabolizma düzeni üzerine birde bebeğin anne karnında büyümeye başlamasıyla bazı değişiklikler gözlenir. Gebelikte anne karnında ki bebek, annenin aldığı besin öğelerinin anneyle bebek arasında ki bağ ile bebeğe taşınmasıyla büyür.

Gebelik insan yaşamında beslenmenin en önemli olduğu devrelerden biridir.Bu gerçek halk tarafından gebe kadının iki kişilik yemesi gerektiği gibi bir düşünce oluşmuştur ancak gebelikte istenilen ve amaçlanan beslenme , annenin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin depolarını dengede tutmak ve fetusun normal büyümesi için gerekli enerji ve besin öğelerini tam olarak karşılamaktır. Gebelikte yetersiz beslenmenin anne ve bebek sağlığına zararı kadar fazla beslenme de anne ve bebek sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Gebelikte beslenme neden önemli?

Gebe kadının beslenme durumu ile doğacak bebeğin hayatta kalışı arasında basit bir ilişki vardır. Gebelik döneminde annenin sağlıklı beslenmesi hem annenin sağlığı hem de bebeğin sağlığı ve gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Gebelik dönemi beslenmesi bebeğin boyu, ağırlığı, fizyolojik yapısıyla ilgili olduğu gibi beyin yapısıyla da doğrudan ilişkilidir.

1930’lü yıllarda başlayan araştırmalarda, kötü beslenme durumu ile gebelikte oluşabilecek kötü sonuçlar arasında pozitif bir ilişkinin olduğu gözlenmiştir. Araştırmalarda gebelikte vücutta azalan besin öğelerinin ( vitamin A, çinko, iyod, demir, riboflavin, folik asit, B12 vitamini,protein v.b.) çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını göstermiştir.

Gebelikte sağlıklı beslenme; anne sağlığını en iyi düzeye taşırmasının yanı sıra oluşabilecek doğumsal anomalilerin riskini de azaltır. Fetal büyüme ve gelişmenin sağlıklı olmasının yanında ileriye dönük yetişkinlik çağında gelişebilecek kronik hastalıkları da önlemede oldukça önemlidir.  Ancak, yetersiz ve dengesiz beslenen bütün kadınların ve çocuklarının sağlıksız olduğunu söylemekte doğru değildir. Ciddi besin yetersizliği, annede istenenin altında ağırlık kazanımı, folat, demir, çinko gibi önemli besin ögelerinin yetersizliği bebeğin gelişimini olumsuz etkilemektedir.

Özellikle ilk aylarda annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi bebeğin zihinsel gelişiminde kalıcı gerilikler oluşturabilmektedir.Bu olumsuz etki merkezi sinir sistemi işlevlerini belirleyen hücrelerin büyük bir çoğunluğunun belirli zamanda belirli sayıya ulaşamamasından kaynaklanmaktadır.

 

 

 

Gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenme açısından birçok risk faktörü bulunmaktadır. Bunlardan bazıları;

Anne yaşının 18 den küçük olması (adolesan gebeler),

Annenin sık doğum yapması, iki doğum arası sürenin 2 yıldan az olması, çoğul gebelikler (Annenin besin öğeleri rezervini etkiler),

Annenin gebelik öncesi BKI’nin 20 kg/m2’nin altında veya 26 kg/m2’nin üzerinde olması,

Annenin özel beslenme gerektiren bir hastalığının (diyabet, böbrek yetmezliği,v.b) olması,

Annenin katı vejetaryen olması,

Ailenin ekonomik koşullarının yetersiz olması,

Ailenin eğitim düzeyinin yetersizliği,

Annenin alkol, sigara ,uyuşturucu kullanması,

Gebelik süresince annenin yetersiz ve dengesiz beslenmesi sonucunda erken doğum (prematüre), düşük doğum ağırlıklı bebekler (doğum ağırlığı 2500g’ın altında olanlar), bebekte zihinsel ve fiziksel gelişim bozuklukları, ölü doğumlar görülebilir

Artan enerji ve protein gereksinmesinin karşılanamaması annede ağırlık azalmasına neden olabilir.

Artan gereksinmeler karşılanamadığı zaman anemi, diş çürüklüğü, osteomalasi gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.

Yetersiz ve dengesiz beslenen gebelerde toksemi görülme riski daha fazladır.

Yetersiz protein alımına bağlı ödem oluşabilir.

Gebelik öncesi ve gebelik döneminde bazı vitamin ve minerallerin büyük önemi vardır.

Gebelikte ağırlık kazanımı ve uygun doğum ağırlığı neden önemlidir?

Doğurğanlık yaşındaki kadınların sürekli olarak ya da gebelik öncesinde ince kalmak/zayıflamak amacıyla, diyet yapmalarının, besin depolarının boşalmasına, menstrüasyon bozukluklarına neden olduğu ve doğurganlığı düşürdüğü bildirilmektedir.Yetersiz beslenme sonucunda oluşabilecek sağlık sorunlarının yanı sıra dengesiz ve fazla ağırlık kazanımı da gebelik döneminde oldukça önemli bir sorundur. Gebelikte alınan fazla kilolar çoğunlukla, laktasyon döneminde de verilemediği durumlarda günümüzdeki pekçok kadının yaşamını şişman olarak sürdürdüğü gözlenmektedir. Bu nedenle gebelik döneminde kazanılan ağırlığa dikkat edilmelidir.

Gebelikte kazanılan ağırlık; fetus, amniatik sıvı, plasenta, göğüslerin büyümesi,rahim, artan kan hacmi ve emzirmeye hazırlık olarak depolanan dokulardan oluşur.

 

 

Gebe kadınlara önerilen ağırlık kazanma (kg);

BKİ < 20 (zayıf)                    12–18

BKİ = 20-25 (normal)            11-16

BKİ = 25-30 (hafif şişman)      7-11

BKİ > 30 (şişman)                     7

Araştırma verilerine göre gebelikteki diyet örüntüsü ve iştah çocuklarada yansımaktadır. Buna göre gebelik sırasında enerji dengesine uygun beslenme, doğan çocukların davranışı için önemlidir.

Gereğinden fazla ağırlık kazanımı; gestasyonel diyabet, hipertansiyon, sezeryan doğum, postmatürasyon (doğum tarihinin gecikmesi), fetusta mekonyum aspirasyonu gibi anne ve bebek için riskli durumlara neden olabilir. Şişman gebelerin; preterm bebek, kardiyak defekli bebek, nöral tüp defektli bebek, makrozomialı (4kg üstü) bebek doğurma riskleri yüksektir. Bu nedenle gebelik döneminde ağırlık kazanımına dikkat edilmelidir.

Gebelikte enerji ve besin öğesi gereksinimi ne kadar artar?

Gebelikte fetusun büyüme ve gelişmesi,annenin günlük aldığı besinlerin plasenta aracılığıyla fetusa taşınmasıyla olanaklıdır. Fetus her koşulda enerji ve besin öğeleri gereksinimlerini annenin depolarından karşılamaktadır. Gebelik  süresince metabolizmada % 15’lik bir artış olur. Özellikle gebeliğin 20. haftasından geçerli olmak üzere gereksinmeler artar. Bu artan gereksinmeleri karşılamak için gebe kadınlara günde 300 kkal ek olarak verilmesi gerekliliği çalışmalarda gösterilmiştir. Enerji artışını oluşturan birincil etmenlerden biri de annede oluşan yağ birikimidir. Bu yağ birikimi gebelerin çoğunda 2. trimester de oluşmaya başlar ve 3.5 kg’lık bir yağ deposu oluşur. Bu oluşan yağ deposu emziklilik döneminde artan enerji gereksinimini karşılamak ve metabolizmayı korumak içindir.

Gebeliğin hiçbir döneminde günlük alınması gereken enerji 1800 kalorinin altında olmamalıdır. Ciddi enerji kısıtlaması sonucunda sağlık sorunları artmaktadır.

Bir gece açlıktan sonra, gebe bir kadında, kan değerlerinde gerçekleşen değişiklikler, gebe olmayan bir kadında görülmemektedir.

Kadının çalışma yaşamına atılması,eğitiminin uzaması, ilk gebeliğini geç yaşayan kadınların sayısında da artışa neden olmuştur. Bu yaş grubunun da kişisel ayrıcalıkları,hipertansiyon, gestasyonel diyabet,sezeryan doğum riski açısından değerlendirilip günlük 150-200 kalorilik ek uygun görülmüştür.

Peki gebe ve emzikli kadınlar nasıl beslenmeli?

Öncelikle normal bireylere ilk aylardan, şişman olan bireylere ise 4.aydan sonra zayıflama diyeti uygulanmaz.

Günlük enerjinin % 15’i proteinler, % 30’u yağlar ve %55’ide kompleks karbonhidratlardan sağlanmalı ,basit şekerlerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.

Yapılan çalışmalar diyette karbonhidrat sınırlamalarının annede protein ve enerji yeterli alınsa bile, bebeğin beyin gelişimi ve vücutta birçok olumsuz etki yaptığı saptanmıştır.

Örnek bir beslenme tablosu:

Kahvaltı:              2 dilim peynir

                               1 adet yumurta(haşlanmış,omlet, menemen olabilir.)

                               5 adet zeytin veya 2-3 adet ceviz içi

                               Domates- salatalık- yeşillik (serbest)

                               3 ince dilim tam buğday ekmeği

Ara öğün:            1 porsiyon meyve

                               1 su bardağı süt/yoğurt

Öğle yemeği:    1 kase çorba

                               8- 10 yemek kaşığı etli sebze yemeği

                               1 su bardağı yoğurt/ ayran

                               Salata

                               2 ince dilim tam buğday ekmeği veya 4-5 yemek kaşığı pilav/ makarna

Ara öğün:            2-3 adet kuru incir/kuru kayısı

                               2-3 adet ceviz içi yada 8-10 adet fındık/badem

Akşam yemeği:                1 kase çorba

                               4-5 köfte kadar et/ tavuk/ balık

                               3-4 yemek kaşığı sebze yemeği

                               Salata

                               1-2 ince dilim ekmek veya 3-4 yemek kaşığı pilav/ makarna

Ara öğün:            2 porsiyon meyve

                               1 su bardağı süt/yoğurt

Dikkat!

Eğer gestasyonel diyabet veya diyabet iseniz öğünleri saatlarine göre yemeye özen gösterin. Her 2-2,5 saatte bir bir öğün tüketerek kan şekerini kontrol altında tutun. Reçel, bal, pekmez ve diğer tatlılardan uzak durmaya çalışın ve ara öğünlerde mutlaka meyve tüketin. Ekmeğinizi tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği tercih edin. Yağlı besinlerden uzak durun. Böylece kan şekerinizin hızlı yükselmesini veya hızla düşmesini engelleyebilirsiniz.

•İyotlu tuz kullanın ve tuzu az tüketmeye özen gösterin gebeliğin ilerleyen dönemlerinde vücutta fazla ödeme neden olabilir.

•Azar azar,sık sık (6-8) öğün tüketin, fazla besin tüketimi mide ve sindirim rahatsızlıklarına neden olabilir.

•Günde 2-3 litre sıvı tüketilmeli,

•Oruç tutulmamalı,

•Sebze ve meyveler mevsiminde tüketilmeli ve iyi yıkanmalı,

•Çay ve kahve tüketimi azaltılmalı ve yemeklerden en az yarım saat sonra tüketilmelidir, çay ve kahvede bulunan bazı öğeler besinlerin vücutta kullanımını engeller.

•Kızartma,kavurma yerine haşlama,fırında pişirme tercih edilmeli,

•Sigara ve alkol kullanılmamalı,

•Hazır yiyecek ve içecekler tüketilmemeli (hazır çorba, et suyu tablet v.b),organ etleri,salam,sosis,sucuk,pastırma tüketimi sınırlanmalı.

•Fazla kilo alımını önlemek için şekerli, unlu ve yağlı besinler az tüketilmeli,

•Yeterince pişmemiş et, süt, yumurta yenmemeli,salamura edilmemiş peynir tüketilmemeli.

•Her öğünde 4 besin grubundan tüketmeye özen gösterilmeli,

•Makarna, erişte ve kurubaklagillerin haşlama suları dökülmeden pişirilmelidir.


Dyt. Melek BAHÇECİ

Diyetonline.com

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim