GÜVENLİ ve YETERLİ GIDA İNSAN HAKKIDIR

İsmail Hakkı Tekiner

Sevgili Okuyucularım,

 

Günümüzde beslenme ve sağlık arasında yakın ilişki olduğu inkâr edilemez şekilde ispatlanmıştır. Bu konuda tıp ve sağlık bilimleri uzmanları insanları dengeli beslenme hakkında bilinçlendirmeye çalışmaktadır. Dengeli beslenme kadar önemli bir başka husus ise gıda güvenliğidir. Gıda güvenliğini dengeli beslenmeden ayıran en büyük farkı yaş, cinsiyet ve değişik kültürlerden olma ayrımı yapmamasıdır.

 

Kâğıt üzerinde kalan haklarımız! Dünya coğrafyasında var olan tüm ülke hükümetleri, vatandaşlarının sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmalarını sağlamakla yükümlüdür.  1948 yılında yayımlanan “İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİ” ile gıda hakkı evrensel bir insan hakkı olarak ilan edilmiştir. Buna göre kadın, erkek ve çocuk her insan “her zaman kalite miktar ve ihtiyaçları karşılayacak çeşitlilikte zararlı maddeler barındırmayan ve kültürlerine uygun” gıdaya ya da gıda üretimi için gerekli olan araçlara erişebilmelidir. Çok uzaklara gitmeden kendi ülkemize dönelim. T.C Anayasası diyor ki: Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Demek ki kaliteli ve güvenli gıda, yeter miktarda, sağlanmak durumunda olup; herkesin sağlıklı bir ortamda yaşama hakkı bulunmaktadır. Acaba kaçımız bu haklardan haberdarız?

 

Gıda Güvenliği Tüm Dünyada Ciddi Bir Sorundur! WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından yayımlanan rapora göre akut ya da kısa dönemli mikrobiyolojik bulaşanların neden olduğu gıda zehirlenmeleri sebebiyle Dünyada her yıl 76 milyon kişi rahatsızlanmaktadır. Bu vakaların 325 binine tıbbi müdahale yapılmıştır. 5.000 ölüm gerçekleşmiştir. Getirdiği maliyet ise 20 milyar $’ı aşmıştır. Bu veriler buzdağının yalnızca su üzerinde görünen kısmıdır. Su altında kalan kısmı ise, ülkelerin yetkili kurumları tarafından veriler raporlanmadığı için Uluslararası Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayımlanamamaktadır.

 

Patojen Mikroorganizmalar Dünya’da sınır tanımazlar! İngiltere’de görülen deli dana hastalığı, Asya ülkelerinde baş gösteren tavuk ve domuz vebası, Kuzey Almanya’da görülen EHEC vakası, Amerika Birleşik Devletlerinde görülen Salmonella salgını gibi. . Türkiye’nin gıda güvenliği sıralamasında iç açıcı olmayan durumuna girmek istersek, AB raporlarına bakmak yeterlidir. Türkiye, AB Gıda Güvenliği Uyarı Sistemine en çok takılan 3. ülke olarak bildirilmektedir. Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Uyarı Sistemi (RASFF) 2005 raporuna göre İran 474, Çin 249 uyarıyla birinci ve ikinci sırayı alırken, Türkiye 199 uyarı ile 3. sıraya yerleşmiştir. 

 

Gıda Güvenliği, tarladan sofraya kadar farklı aşamalardan geçen gıdalar içinde istenmeyen herhangi bir zararlı maddenin sağlayacak şekilde gelmesini sağlayan bilimsel disiplindir. Bu şekilde gıdaları her türlü bozulma ve bulaşma etkeninden koruyarak sağlıklı bir şekilde tüketime sunulmasını sağlamak amaçlanmıştır. Çünkü gıdalarda biyolojik, kimyasal veya fiziksel olarak ortaya çıkabilen potansiyel zararlar insan sağlığını tehlikeye sokmakta olup, ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. İstenmeyen zararlı maddelerin gıdada bulunması durumuna bulaşma denir. Gıda maddelerinin güvenilir olarak tüketime sunulması için gıda zincirinin safhalarında alınan önlemler ise gıda hijyeni kapsamına girmektedir. Gıda Hijyeni konusu özellikle gıda hammaddelerinin sağlandığı alanlarla ilgili kesin kurallar getirmektedir. Başlıca kurallar arasında gıdalarda kabul edilemez düzeylerde zararlı maddeler taşıma ihtimali bulunan alanlarda hammadde üretiminin yapılamaz olduğu gelmektedir. Bu makro bulaşanların sebep oldukları tehlikeleri azaltmak ya da tümüyle ortadan kaldırmak için ürünlerin saklama koşullarının, etiketleme bilgilerinin, üretim ve son tüketim tarihleri arasındaki raf ömürlerinin doğru ve izlenebilir olması gerekmektedir. Gıda Güvenliği sorunları ortaya çıkış şekline göre üç ana başlık altında toplanır.

 

1.Akut Seyreden Hastalık/Ölüm: Mikrobiyolojik Bulaşanlar

2.Kronik Seyreden Hastalık/Ölüm: Pestisitler, Veteriner İlaç Kalıntıları ve Ağır Metaller

3.Etkileri Henüz Belirsiz Olan Çıkış Şekli: GDO (Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar)

 

Gıda güvenliği ve sağlık konusunda bilimsel gerçekleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. İkinci yazımızda buluşana kadar sağlıcakla ve esenlikle kalın.

 

İsmail Hakkı TEKİNER
İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim