GDO HAKKINDA BÜYÜKLERE MASALLAR-1

İsmail Hakkı Tekiner

 

GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR HAKKINDA BÜYÜKLERE MASALLAR

 

 

Sevgili Okuyucularım,

 

Son dönem T.C Hükümeti aldığı bir kararla Avrupa Birliği ile uyumlu olacak şekilde Türkiye’ye yasal olarak GDO’lu ürün ithaline izin vermiştir. Aslında siyasi iradenin yaptığı şey fiiliyatta uzun yıllardır zaten var olan bir gerçeğin kâğıt üzerinde adını koymaktan başka bir şey değildir. Yani, GDO’lu ürünler ülkemize uzun yıllardır girmekte ve tüketilmekteydi.

 

T.C Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Türk Tarım Dergisi Mayıs-Haziran 2010 Sayısında Prof. Dr. Haydar ÖZPINAR’ ın yayımlanan makalesi “GDO ve İmmun Sistem” içeriği ile konuya bilimsel bir tenkit getirmiştir. Çünkü çevre şartları ve parazitlere dirençli, besin içeriği bakımından daha zengin ve az maliyetli ürünler elde etmek amacıyla geliştirilmiş GDO ürün grubunu doğal gıdalardan ayıran en belirgin farklılık; binlerce yıllık doğa testinden henüz geçmemiş ve zararsızlığının kesin biçimde kanıtlanmamış olmasıdır. Sırf bu nedenle bile bir GIDA GÜVENLİĞİ konusudur. GDO’lu ürünlerin ekonomik katkıları dışında; insan, doğa ve hayvanlar için olası etkilerini derinlemesine incelemek ve doyurucu verilere ulaşmak gereklidir. GDO hakkında yapılan araştırmalar, iddialar ve ortaya konulan olgular; basit bir fayda-maliyet anlayışının ötesinde olmalı ve her adım dikkatle atılmalıdır. Dünya bilimsel kaynakçalarında GDO’lu ürünler ve sağlık üzerine etkileri üzerine kaynakça taraması yapıldığında bu konuda maalesef kısa süreli ve yüzeysel araştırmalara rastlanmıştır. İlaçlar, kimyasallar ve haşere öldürücüler için risk değerlendirmeleri yaklaşık iki sene sürmektedir ve uzun süreli gözlem ile insan ve hayvan sağlığına etkileri daha iyi bir şekilde ortaya konulabilmektedir. GDO ile deney hayvanları kullanılarak yapılan araştırmalar ise üç ay gibi kısa dönem içinde tamamlanmaktadır. Bu araştırmalarda doku kalıntıları ve besi performansları gibi zaten bakılması gereken parametreler incelenmektedir.

 

Günümüzde rafine gıdaların çokça tüketilmesi, modern yaşam tarzı ve hareket azlığı nedeniyle toplumda giderek artan morbiditesi ve mortalitesi yüksek diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve obezite ile birlikte kronik enflamatuar süreçlere maruz kalmak gibi olumsuz sağlık şartlarına ve insan sağlığına GDO'lu gıdaların katkısı bilinmemektedir. Mutlaka katkısı vardır denilemez ancak objektif, somut ve doyurucu çalışma neredeyse yoktur. Gelinen noktada, GDO tüketimi neticesinde sağlık risk değerlendirmeleri yalnızca kompozisyon ve beslenme eşleştirmeleri açısından yapılmamalıdır. Çünkü genetik seviyede yeni gelişmeleri kullanarak GDO’ların İmmün (Bağışıklık) sistemi üzerine etkisi yeterince araştırılmamıştır. Ülkemizde ise bu alanda doyurucu ve bilimsel açıdan tatmin edici bir araştırmaya rastlanmamıştır.

 

GDO’lar hakkında artık kulağımıza aşina gelen ve sloganlaşmış gerekçeler sunulmaktadır. Örneğin;

 

(1)GDO ve açlığa çözüm olması gibi. İşin enteresan tarafı açlığa çözümü açlıktan muzdarip olan ülkelerin bilim adamları değilde, tokluktan ne yapacağını şaşırmış gelişmiş ülkelerin bilim adamları bulup önermektedir? 

 

(2)Biyoteknoloji ve/veya moleküler biyoloji bilim dalları GDO’ların insan sağlığına hiçbir zararı olmadığına dair nasıl kesin hüküm verirler. Bu kararları Tıp Hekimlerinin vermesi gerekmez mi? O zaman ben de mesleğimi bırakıp açık kalp ameliyatına veya beyin ameliyatına neden girmeyeyim?

 

(3)GDO’ya tam cephe karşı çıkan ve ekranlarda sık sık boy gösteren kişileri de anlamakta zorluk çekiyorum. Lütfen araştırın bu kişilerin ulusal veya uluslararası kabul görmüş saygın bilimsel yerlerde karşı tezleri hakkında tek bir bilimsel araştırmalarına rastlayacak mısınız?

 

Aklıma gelmişken, “GDO ve Bağışıklık Sistemi” başlıklı ve 3 Tıp Fakültesi ile ortaklaşa verilmiş olan bir proje başvurumuz ülkemizin bilimsel ajansı tarafından iki kere desteklenmeye uygun bulunmayarak reddedilmişti. Anlayacağınız bu pilav daha çok su kaldırır.

 

Sekizinci yazımda bu konuya tekrar değinene kadar sağlık ve esenlikle kalın.

 

İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Bölümü Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

 

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim