BESLENME BİLİNCİ NASIL GELİŞTİRİLEBİLİR?

İsmail Hakkı Tekiner

 

 

 

 

 

BESLENME BİLİNCİ NASIL GELİŞTİRİLEBİLİR?

 

 

Sevgili Okuyucularım,

 

2012-13 Eğitim ve Öğretim Yılı tüm Türkiye ‘de ilköğretim, lise ve yükseköğretim kurumlarında başladı. Ülkemize kutlu olsun… İnşallah…. İnşallah…

 

Bu yazımda Beslenme bilinci nasıl geliştirilebilir?  konusuna değinmek istiyorum…

 

Türkiye’de bilinçli beslenme ve güvenli gıda temini konularında ilköğretim ve lise yıllarında okutulan bir ders ya da en azından bilgilendirmeye yönelik planlı bir dizi etkinlik olduğunu duymadım, bilmiyorum… Ancak, meslek seçimi gereği yükseköğretim kurumlarımızda Ziraat Fakülteleri, Gıda Mühendisliği, Beslenme ve Diyetetik bölümleri ile Tıp Fakültelerimizin uzmanlaşmaya dönük alanlarında bu eğitim verilmektedir… Elbette, bu durum yükseköğretim için geç kalınmış bir durumdur çünkü ben dâhil herkes bayağı yaşlanmış ve kalınlaşmış oluyoruz… Şekillenemiyoruz…

 

İlköğretim ve lise dönemi öğrencileri için müfredatta yapılandırmaya dönük yeni uygulamalar iyi ya da kötü yönleriyle hızla hayata geçirilirken; Ulusal bütçede sağlık harcamalarına çeki düzen verilmeye çalışılırken beslenme bilinci yalnızca haftanın belli günleri süt dağıtılarak kazandırılabilir mi? İşte bu konuda derin kuşkularım var…

 

Sağlıklı nesiller için maddi olanakların eşit koşullar çerçevesinde sağlanması ne kadar önemliyse, çocuklarımıza sağlıklı ve güvenli gıdaya nasıl ulaşacakları bilgisiyle birlikte bu durumun zaten en temel hakları olduğunu öğretmek gerekmektedir. Bir taraftan obezite ve diğer hastalıklarla ilgili iyi niyetli geniş kapsamlı mücadele programları başlatırken, diğer taraftan altı kaval üstü şişhane gibi tüm çocuk kanallarında obezite ve metabolik hastalıkları tetikleyecek gıda maddelerinin reklamlarına yer vermek gerekmekte midir? Bu durum serbest işleyen bir piyasa modeli gerekçesiyle açıklanmamalıdır… O durumda bırakın yapsınlar, bırakın etsinler demek meşru zemin bulmuş olacaktır…

 

Tıp Fakültelerinden tanıdığımız hocalarımız henüz 9 yaşında kızlarımızın regl olduklarını, 20’ li yaşlarda genç bayanların menopoza girdiklerini söylemektedir… Herhalde daha önce benzer durumlar olmuştur? Ancak, benim anladığım yaklaşık 35 yıllarını sağlık alanına vermiş hekimlerin görülme sıklığının artışına dikkat çekmek istedikleri şeklindedir…

 

Benim bakışımla şu an içinde bulunulan durum iyice döndürülerek karıştırılmış olan bir ZEKÂ KÜPÜ probleminden farklı değildir… İşte bunlardan bazıları:

 

·       Gittikçe zorlaşan yaşam koşulları ve hızla şehirleşen nüfus;

·       Başta medya araçlarıyla pompalanan yanlış beslenme alışkanlıkları;

·       Zar zor kazandığı parasını sağlığına veya en temel insani gereksinimine değil de parmaklarının mutluluğu için anormal fiyatlara alınan son teknoloji telefonlara harcayan orta sınıf halk katmanlarına;

·       İnsanın gözünün içine baka baka yalan söyleyen TV sağlık uzmanları;

·       Kirli havaya, kirli suya, kirli sokaklara, kirli toplumsal alanlara ve her türlü hile, taklit ve tağşişin cirit attığı çakma gıda maddelerine;

·       60-70’ inden sonra gözü karartıp sabah 10 sularında başlayıp akşam ileri saatlere kadar süren eş arama TV kanallarına;

·       Resmi raporlara göre gıda sektörünün en az 3’te 1’inin kayıt dışı olduğuna;

·       Türkiye’ nin 2000’li yılların başından bu yana sanayi yatırımı yapan bir ülke olmaktan çıktığına;

·       Yatırım kelimesiyle artık ileride gettoların merkezi olup kirli işlerinin çevrileceği lüks alışveriş merkezlerine;

·       Butik üniversitelerine;

·       Her boş bulduğu arsaya illaki dikine bina koyacak inşaat şirketleri reklamlarına;

·       Sen mi kapsadın ben mi kapsadım kavgası yapan ve STAND UP müşteri kapmaya çalışan, aslında hiçbir iş yapmadan en tatlı parayı kazanan GSM operatörleri reklamlarına;

 

bakıp beslenme bilinci nasıl geliştirilebilir?

 

İstersek geliştirilebilir?… Nasıl mı? Bu ülkede 40’a yakın Ziraat Fakültesi, bir o kadar Gıda Mühendisliği Bölümü, bir o kadara beslenme ve diyetetik bölümü…. Tıp Fakülteleri…. Resmi Makamlar… Kanunlar… Yönetmelikler… Tebliğler… var. Dürüst işadamları da var. Sayıca az çünkü kafa isteyecek işler artık ülkemizin gayesi olmaktan çıktı… Kopyala yapıştır daha makbul oldu. Ancak, şu BESLENME ve SAĞLIKLI GIDA NEDİR? dersini ANA OKULUI, İLK ÖĞRETİM ve LİSE SEVİYESİNDE Mecburi ders olarak müfredata koymak 4+4+4 kavgasından daha önemli değil midir?

 

İki hafta sonra bir başka yazımda buluşana kadar sağlık ve esenlikle kalın…

 

 

İsmail Hakkı TEKİNER

İstanbul Aydın Üniversitesi

Gıda Mühendisliği Doktora Programı

Alexander von Humboldt Vakfı Gıda Güvenliği Genetik Araştırma Laboratuvarı

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız: http://www.diyetonline.com/Ismail_Hakki_Tekiner-yazar-274.aspx

 

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim