BALKANLARDAN GELEN BESLENME RÜZGARLARI

Stj. Dyt. Fatma FİDAN


Kış ayıları içinizi soğutmasın…






Havaların soğumasıyla içimizi saran üşüme, yorgunluk,halsizlik,herşeye karşı isteksizlik gün be gün artarak devam etmektedir.

Isınmak için sadece giyinmek yetmez. Kıs aylarında ısınmak için giydiğimiz kalın giysiler kadar  içten ısınmayı sağlayacak  besinler de önemlidir. Metabolizmayı hızlandırarak vücut çalışma hızını arttırabilmek mümkündür.

Kırmızı et ,balık ve deniz ürünleri,kuru baklagiller,kuru kayısı ,kuru üzüm,yeşil yapraklı besinler,pırasa lahana, yaglı  tohumlular(badem,fındık,kabak çekirdeği),baharatlar(pul biber ,karabiber,zencefil) gibi besinlerin termik anlamda yüksek olduğunu söylenebilir.


Kış mevsiminin iyiden iyiye hissetmeye başladığımız bu günlerde dengeli ve sağlıklı beslenmenin sağlığımız açısından önem taşımaktadır. Kış mevsiminde havaların soğumasıyla birlikte beslenmemizde değişmekte özellikle yağlı ve şekerli besinlere eyilimimiz artmaktadır.


Soğuk havaya karşı direnmek ve üşümemek için  vücut deri altı yağ dokusunu kalınlaştırmak ister  yağlanmanın olması için  vücuda fazla kalori  alınmalıdır bu nedenle vücut iştahı açar  . 


Bu olumsuzluktan korunmak için az yağlı beslenmeliyiz. Bununla beraber yüksek enerji veren seker ve hamurlu besinleri az sıklıkla tüketmeliyiz. Tereyağı ,  margarin,işlenmiş yağlardan uzak durup zeytin yağı, ayçiçek  yağı,fındık yağı ,soya yağı tüketmemiz bizim için faydalı olacaktır.
 Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek  vücudumuzu hastalıklara karşı korumak için ; Hergün 5-6 porsiyon kış mevsimine ait meyve ve sebze tüketmeliyiz.
Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önemlidir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır

E vitamini de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkilidir. Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı vücut direncini arttırmakta, A vitamininin okside olmasını da engellemektedir. E vitaminin iyi kaynakları olan; yeşil yapraklı sebzeler, fındık ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir.

Gribal enfeksiyonlara karşı koruyacak ve bağışıklık sistemimizi güçlendirecek  taze soğan ,sarımsak sık tüketmemiz gereken bir antioksidandır. Kefir tolum olarak çok fazla tüketmiyoruz fakat bağışıklığı ciddi anlamda kuvvetlendiren içerisinde probiyotik etkiler gösteren besin kaynağıdır.

Haftada 2-3 kez balık tüketmeliyiz.  İçerisindeki    omega -3 yağ  asitleri bulunur yapılan bir çok araştırmada kalp damar sağlığını ve bağışıklık sistemini güçlendiren maddeler olarak bulunmuştur.
Kıs mevsiminde azalan güneş ışığı ve kapalı giyisiler  nedeniyle D vitamini eksikliği olabilmektedir. Haftada en az 2 kez sut ve sut ürünleri tüketin.  Sut ve sut Ürünlerinde bulunan kalsiyum, fosfor ve  D  vitamini  kemik sağlığımız için  son derece önemlidir.


Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir.
 


Kısın daha az hareketsiz olduğumuz için metabolizmamız yavaşlamaktadır. ve kabızlık sorunu ortaya çıkmaktadır bunu önlemek için  bol posalı beslenip fiziksel aktivitemizi arttırmalıyız.

YORUMLAR
Ad Soyad  
Rumuz  
Yorum    
Görüntülenecek veri yok

Diğer Makaleler

Powered By Nar Bilişim